MİLLΠŞİİRLERİM

ÇANAKKALE

Bir karış toprağında bin şehidin kanı var

Her yuvadan bir erin o dağlarca canı var

Milyonların kanıyla sulanan aziz toprak

Parçalandı yiğitler yaprak yaprak

Yığınlaştı gövdeler çelikten bir sur idi

Tesir etmezdi atom türkün emri dur idi

Mehmetçikti geçerdi yardan anadan candan

Geçmezdi ve geçmedi bu mukaddes vatandan

Ey, şanların şahidi ana dolu mezarı

Ey, kanların vârisi ey canların pazarı

Ey, uğrunda gençliğin harman olduğu diyar

Sana her zaman feda bu can ,bu ana bu yar

4.3.1978

TÜRKLER

Biz boz kırların çocuklarıyız+

Boğamaz bizi ellerde ki deniz

Yalnız insanlık yolunda koşarız

Uymaz bize ne bir simâ ne beniz

Güzel toprağımız ana dolumuz

Kelepçeyi kabul etmez kolumuz

Hiç değişmez inancımız yolumuz

Haksızlığa şahlanan bir milletiz

Bizi aslan doğurmuştur annemiz

Kükremektir daima ananemiz

Kılıç kesmez, gür işlemez sinemiz

Hakikatten dönmeyen bir milletiz.

 

İMANLI ASKER

 

Sen koca ordusun bir tek başına

Türklerin en büyük imânı Mehmet

Bütün dünya hayran öz savaşına

Sensin askerlerin yamânı Mehmet

 

Attığın gülleler çeliği deler

Sevimli tunç yüzün daima güler

Sesin aslan gibi cephede gürler

Süngünde zaferin fermânı Mehmet

 

Kükrersen nâranda isyan yükselir

Kartal bakışınla kayalar erir

Barışta duruşun itimat verir

Savaşta şimşekler tufanı Mehmet

 

 

 

TÜRK ASKERİ

 

Durduramaz surlar, kaleler seni

Uçar yükselirsin kartallar gibi

Cephede ateşler ulaşmaz sana

Eser savrulursun tufanlar gibi

 

Ey sen Türk askeri İslam ordusu

Kükrersen düşmanın kaçar uykusu

Sen, küfrün ebedi ölüm korkusu

Tarih de yazılı destanlar gibi

 

Târihlerden önce târihtir yaşın

Dağlardan yücedir eğilmez başın

Dünyayı titretir çatılsa kaşın

Savaşlar fatihi sultanlar gibi

 

Coşkunu bilmeyen bilemez seni

İmânsızlar asla denemez seni

Dünyada hiçbir güç yenemez seni

Kükrersin cephede aslanlar gibi.

 

 

JANDARMA

 

Anlında parıldayan masmavi kan kırmızı

Deniz gibi coşuşu şimşekten çetin hızı

Daima sulh cihanda,barışın ay yıldızı

Hakka taarruzların kelepçesi jandarma

 

Seni yakından tanırım pervâsızsın korkun yok

En sık korkunç ormanlarda Aslanlardan farkın yok

Yatmak tembellik sana gece, gündüz farkın yok

Kapkaranlık işlerin tek güneşi jandarma

 

Issız dağlar yoldaşın, güven verir ıslığın

Nevresimin kar senin, ıslak taşlar yastığın

Ses verir , çığlık çıkar taşsa bile bastığın

Aman vermez zâlime, mazlum eşi jandarma

 

 

 

OĞLUM

(Müslüman TÜRK babanın asker oğluna ithafıdır)

En nihayet gelmişti senin de erlik yaşın,

Vatana hizmet için eğilecekti başın,

Sevincimiz sonsuzdu, sen asker olacaktın.

Peygamber ocağında vazife alacaktın.

Bize bayramdı sanki, süsledik, boyaladık,

Kurbanlık bir koç gibi seni de kınaladık,

Seni yollayışımız düğündü davullarla.

Sular döktük ardından en içten dualarla.

Aylar oldu duymadık asla bir kederini,

Mektuplarından aldık sağlıklı haberini,

Resimlerinde gördük komandoymuş sınıfın,

Kuş uçurmaz bekçisi olmuşsun sen sınırın.

Yurda girmek isteyen olmuşsa art niyetle,

Bir kale, bir sur olup, canla , kemikle, etle,

Durdurmak için şerri,sen bir duvar olmuşsun.

Tüm alçak saldırıyı önlemiş durdurmuşsun.

Bazı arslan kesilip, kükremişsin dağlarda,

Bazen kartallar gibi uçmuşsun kayalarda,

Asillik var unutma, damarlarında senin,

Bil ki aldığın kuvvet Mehmet adında senin.

Sanma ki sen kendini askerim,tek neferim,

Ardında tugaylar var, tümen tümen askerim.

Sana takviye kuvvet Allah’ın melekleri,

Önünde ise rehber ordumun şehitleri.

Ata, ecdat, gökte Rab senin ile beraber,

Sana nasıl karşı kor çapulcu kefereler.

Yürü Allah aşkına dinsizlerin üstüne,

Yolarına mayınlar dökseler küme küme,

Yürü vatan aşkına, üzerine bas da geç,

Durma, ayaklarından ümidini kes de geç,

Kolların var ya yeter, olmasın ayakların,

Çelik pençelerinle tuttuğun bayrakların.

Yeter ki hilãline tek bir gölge düşmesin,

Gerekirse candan geç,tek bir bölge düşmesin,

Titrerse ayakların yürümezse düşmana,

Verdiğim bunca emek, helãl olmasın sana.

Eğer bastığın yerden ses getirmezsen küt küt,

Burnundan gelsin senin,anandan emdiğin süt,

Haydi seni göreyim gururumuzsun oğlum,

 

12.2.1978

OĞLUMA

Maddeye verme değer fazilet manâdadır

Madde için manâdan geçilemez mehmedim

Maddeye kulluk etmek affedilmez hatâdır

Oysa manâya değer biçilemez mehmedim

Hazinedar bir hayvan mehmedim sence nedir

Bence ahlak ,fazilet terbiye hazinedir

İşte manâ bu yüzden bulunmaz definedir

Madde için manâdan geçilemez mehmedim

İnsanda bilgi, görgü en önemli vicdandır

Sevgi,saygı, doğruluk iffet, ahlak imandır

Bunlardan mahrum insan sence nasıl insandır

Her biri ayrı değer seçilemez mehmedim

İnsan ol, insan yaşa yoksada paran,pulun

Güvenilen kişi ol dürüstlükolsun yolun

Paradan çok dost kazan, dorta açılsın kolun

Yoksa,sana dost kolu açılamaz mehmedim

27.10.1975

 

 

 

 

Leave a Comment

Required

Required, hidden



Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to comments via RSS Feed

Pages

Categories

Links

Meta

Calendar

Aralık 2009
M T W T F S S
« Jun    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Most Recent Posts